KESK operasyonu hakkında bilgiler

RaporlarTIHV sitesinden
Atla: kullan, ara

28 Mayıs 2009 tarihinde İzmir, Ankara ve Van’da aynı anda 34 sendikacı gözaltına alındı. Çoğunlukla Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) içinde Eğitim-Sen sendikasına üye ve yönetici olan zanlılardan 6'sı savcılık tarafından serbest bırakıldı. Tutuklama talebi ile mahkemeye sevk edilen 28 zanlıdan 14'ü 31 Mayıs tarihinde başlayıp 1 Haziran sabahına kadar süren sorgular sonucunda serbest bırakıldı, diğer 14 sendikacı ise tutuklandı.

Tutuklama kararlarına karşı yapılan itirazlar 15 Haziran 2009 tarihinde kesin olarak reddedildi, ancak tahliyelere karşı savcılık tarafından yapılan itiraz yerinde görülerek 16 Haziran 2009 tarihinden itibaren yeniden tutuklamalar başladı.

Konu başlıkları

ÇHD'nin basın açıklaması

ÇHD (Çağdaş Hukukçular Derneği)nin 2 Haziran 2009 tarihli basın açıklamasından alıntılar

Tarih; 28 Mayıs 2009…

İzmir, Ankara ve Van’da aynı anda gözaltına alınan 34 sendikacı…

Onların evleri ve işyerleri arandı, bilgisayarlarına el konuldu, cep telefonlarının imajları alındı. Göz göre göre pek çok hukuksuzluğun yaşanmakta olduğu bu soruşturmada KESK (Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu) emekçilerinin gözaltına alınma gerekçesi ve dosyadaki deliller, hâkim tarafından verilmiş kısıtlama kararı nedeniyle halen öğrenilemedi.

Soruşturmayı yürüten Jandarma tarafından yöneltilen soruların tümü; aylarca dinlenen telefon kayıtları ve takip edilen internet iletişimlerinin “anlamlandırılması” üzerine kuruluydu. Sendikacılar, telefon görüşmelerinde geçen bazı kelimeler yorumlanarak yapılan çıkarsamalarla sorgulandılar ve KESK’ in sendikal faaliyetlerinin tamamı illegal örgüt yapılanması ve çalışması şeklinde gösterilmeye çalışıldı.

Sendikacılar, 31 Mayıs sabahı ikişerli olarak birbirlerine kelepçeli şekilde adliyeye getirildiler. Yaklaşık olarak saat 19.00’da biten savcılık işlemleri sonrasında da 24 sendikacı, tutuklama talebiyle sorgu hâkimliğine sevk edildi. 1 Haziran günü yaklaşık 03:30’a kadar devam eden sorgu nedeniyle, üç günlük gözaltı sürecinin ardından 15 saat adliye sandalyelerinin üzerinde bekletilen sendikacılardan üçü fenalaştı ve 112 acil servis çağrılarak, kendilerine müdahale edildi.

Herhangi bir somut delil ve vakıa ortaya konulmadan yapılan sorgu işleminin sonucunda 14 sendikacı hakkında tutuklama kararı verildi. Ancak, “Bu 14 kişi neden tutuklandı?” sorusuna verilecek “HUKUKİ” bir yanıt yok.

Dosya halen incelenebilmiş değil. İletişim kayıtlarının dışında, dosyada herhangi bir delilin varlığı bilinmiyor, tutuklanan sendikacılara da sorguları sırasında başka herhangi bir şey sorulmuş değil.

Tutuklananların Kimlikleri

Özet bilgiler şunlar

isim doğum t. doğum y. mesleği özellikler
Yüksel Mutlu (k) 1957 Nazimiye Emekli öğretmen İHD yöneticisi
Aydın Güngörmez 1969 Karlıova Tarih öğretmeni 14 yıldır ES’de
Abdurrahman Daşdemir 1960 Bitlis Rehber öğretmen KESK kurucu üye
Mehmet Hanefi Kuruş 1968 Patnos Rehber öğretmen 1991’den beri ES’de
Lami Özgen 1963 Kulp Biyoloji öğretmeni 1991’den beri ES’de
Hasan Umar 1972 Hakkâri Tarih öğretmeni Van’dan alınmış
Sakine Esen Yılmaz (k) 1977 Adıyaman İlkokul öğretmeni KESK yöneticisi, özürlü çocuklarla ilgili çalışma
Elif Akgül Ateş (k) 1968 Varto İlkokul öğretmeni 16 yıldır sendikada
Nihat Keni 1973 Karlıova Müdür yardımcısı ES 6 No’lu şubede yönetici
Haydar Deniz 1977 Hınıs İlkokul öğretmeni ES denetleme kurulunda
Mustafa Beyazbal 1960 Varto Müdür yardımcısı 16 yıldır ES’de
Harun Gündeş 1973 Muş Tarih öğretmeni ES 2 No’lu şubede yönetici
Hasan Soysal 1966 Solhan TCDD yol çavuşu KESK üyesi
Şermin Güneş (k) 1965 Darlı İlkokul öğretmeni Adliyede Denetimli Serbestlik Bürosunda çalışır, mesleğe başladıktan bir yıl sonra sendika üyesi

Açıklamalar:
ES = Eğitim-Sen
şubeler = İzmir'de bulunan Eğitim-Sen şubeleri

Suçlamaların temeli

CMK 250. madde ile yetkili nöbetçi İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi hakimliği 26.05.2009 tarihli tedbir kararında şunlar belirtiliyor:

Bergama İlçe Jandarma Komutanlığının, 20.05ç2009 gün ve İSTH:2004364-09/sayılı yazısı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK 250. madde ile yetkili) 26.05.2009 gün ve İSTH:20004364-09/ sayılı yazısı ile Bergama İlçe J.K.lığının 25.05.2009 gün ve İSTH:2004364-09/sayılı yazısı ile belirtilen şüphelilerin PKK/KONGRA-GEL terör örgütü adına faaliyet yürütmesi suçlarından yine belirtilen adreslerde arama yapılması, ele geçirilebilecek suç unsurlarına el konulması ve incelenmesi talep etmiş olduğu anlaşılmıştır.

Yukarıda (ÇHD açıklaması) izah edildiği gibi gözaltı ve 14 sendikacının tutuklanmasına gerekçe oluşturacak deliller henüz ortaya konulmuş değil. Dinlenen telefon görüşmeleri ile takip edilen eletronik posta trafiğinden sorgulara yansıyan bölümlerde kesin bir sonuç çıkarmak mümkün değildir. Ancak bir çok yerde DEK olarak belirtilen bir örgüt ve bu örgütün PKK-Kongra-Gel paralelinde faaliyet yürüttüğüne dair iddialar var.

DEK nedir?

Jandarma sorgusu, savcılıkta alınan ya da İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 1 Haziran 2009 tarihinde saat 3.40'ta bitirilen sorgu tutanağın aksine DEK Devrimci Emek Konfederasyonu ya da Demokratik Emek Kurultayı demek değil uzun yıllar öğretmenlerin sendikalari tarafından düzenlenen Demokratik Eğitim Kurultayı demek olabilir.

IV. Demokratik Eğitim Kurultayı hakkında 2005 yılında yazılan bir kitapta şöyle denmektedir:

Öğretmen örgütlerince; 4-8 Eylül 1968’de DEŞ (Devrimci Eğitim Şûrası), 4-11 Şubat 1978’de DEK (Demokratik Eğitim Kurultayı), 1995’te kurulan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM SEN) tarafından 2-6 Şubat 1998’de DEK (Demokratik Eğitim Kurultayı) ve 1-5 Aralık 2004’te de IV. DEK (Demokratik Eğitim Kurultayı) adlarıyla 4 eğitim kurultayı düzenlenmiştir.

"DEK"'in bir başka açıklamasıysa "Demokratik Eğitim Konferansı" şeklinde tanımlanabilir. "Demokratik Eğitim Konferansı" adı altında yapılan toplantıların örgütsel eğilim taşıdığına ilişkin dava dosyasında yeterli miktarda ve inandırıcı nitelikte delilin mevcut olmadığı sabittir. Bahsi geçen toplantıların farklı isimler altında yapılması herhangi bir örgütsel yapılanma içinde olmadıklarını düşündürmektedir.

Dinlenen telefonlar

Ulaşılan belgelerden anlaşıldığı kadar ile soruşturma kapsamında zamanla sayısı artan şüphelilerin telefonları Ocak 2009'dan itibaren dinlenmiş. Tape (İngilizce'de bant demek) kaydından yapılan alıntılar büyük harflerle yazılmış olup (çok önemli bilgiler sanki) genellikle bir dernek, vakıf, sendikada ya da başka bir örgütte bulunan insanların birbirleriyle üçüncü kişiler hakkında yaptıkları konuşmalar dedikodu olarak algılanabilir. Bu tür konuşmalar örgütte bulunan diğer insanlar tarafından yadırganabilirse de özel hayattaki iletişimin sıradanlığına dikkat etmesi gereken hukukçular tarafından bir yargılamaya temel oluşturmasının anlaşılabilir bir yönü yoktur.

Örnekler

1) İki erkek arasında yapılan bir görüşmede "telefon zincirinde sana ulaşmam gerekir" denmiş. Soru: telefon zinciri nasıl gerçekleşti? Yanıt: Şahsı tanımıyorum ve olay hakkında bilgim yok.

2) İki kadın arasında yapılan bir görüşmede "... şimdi bir numaralı kadın savuncusu olmuş... başkan yardımcılığını düşünüyorlar... kafa kol ilişkileri orda yer aldı" denmiş (alıntı aslında bir sayfadan daha uzun). Soru: Konuştuğunuz kişi kim? Yanıt: Ankara'da iken tanıştık, sendikal faaliyet yürütüyoruz. Soru: D. kimdir, H. kimdir, siyasi parti çalışma yaptınız... Yanıt: D. Ankara KESK'te çalışır, H. eşimdir, siyasi parti değil sendika çalışmamız var.

3) Bir kadın ile bir erkek arasında yapılan görüşmede "saat 1'de bir araya gelebilir miyiz?... evet, nerede?... 1 noluda" denmiş. Soru: Konuştuğunuz şahıs kim? 1 nolu nerede, neden orada buluştunuz, ikiniz dekin bölge yürütmesini mi oluşturuyorsunuz? Yanıt: Konuştuğum kişi sendika yöneticisi, buluşmadık, DEK yapılanması ile ilgili bir faaliyetimiz yok.

Not: 1 No'lu şube Eğitim Sen İzmir 1 No'lu şube demektir.
Tutanakta DEKIN diye büyük harflerle yazılan sözcük DEK'ın diye yazılması gerekir.

Sonuç

26.05.2009 tarihli olan tedbir kararının 7'nci sayfasında E) şıkında şunlar yazılı:

Evrankın gaysi tehlikeye düşürülebileceği ve soruşturmanın henüz tamamlanmamsından dolayı hazırlık soruşturması sırasında hazırlık tahkikatının GİZLİLİĞİ ESAS OLMAK ÜZERE CMK.nın 153/3 maddesinde belirtilen belgeler, raporlar ve tutanaklar hariç olmak üzere şpheli, Avukat ve müdafi tarafından suret almalarının ve evrakların incelenmesinin KISITTLANMASINA ... karar verildi.[1]

Bu nedenle burada yapılan tespitler kesin bilgilere dayandırmak mümkün değil. İddia makamı ve onun adına hareket eden jandarma ve hatta tutuklama kararı veren yargıçlar bazı varsayımlar ve dolaysıyla önyargılar temelinde hareket ettikleri tahmin edilebilir. Bunların bazıları şöyle ifade etmek mümkün:

  • Kürt kökenli eğitimciler konferans adı altında bir araya gelirse asıl gayeler (illegal) örgüt kurmak
  • Demokratik Eğitim Konferansı (DEK) aslında bir örgüt ismi
  • Seçim ve adaylar söz konusu olduğunda siyasi parti ve muhtemelen illegal bir yapılandırma temelinde fikir yürütülürki sendikacılar politika yapamaz.
  • Kürt kökenli sendikacılar aralarında bölge, il örgütü, (falan numaralı) şubelerden ve yapılandırmadan bahsederse bunu sendikal anlamında değil, yasadışı Kürdistan İşçi Partisi'nin yan kuruluşu sayılan Koma Ciwaken Kurdistan (Kürdistan Topluluklar Birliği)nin 2006 yılında kararlaştırdığı Türkiye Koordinasyonu ve sonra Türkiye Meclisi adını verdikleri stratejinin bir parçası olarak söylerler.[2]


  1. 5271 sayılı kanun CMK MADDE 153 şöyle:
    (1) Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir.
    (2) Müdafiin dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek alması, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine, sulh ceza hâkiminin kararıyla bu yetkisi kısıtlanabilir.
    (3) Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adlî işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında, ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.
  2. Kısa adı Koma Ciwaken Kurdistan Türkiye Meclisi (KCK/TM) olan bu oluşum 14 Nisan 2009 tarihinde Demokratik Toplum Partisi (DTP)ye yönelik başlatılan operasyonlar esnasında kılıt isim oldu ve 148 sayfalık DTP iddianamesi hakkında bilgiler konusunda Hürriyet gazetesinde PKK'nın yan kuruluşu KCK başlığı ile verildi.
Kişisel araçlar
Ad alanları
Türevler
Eylemler
Diller
Yazdır/dışa aktar
Araçlar